Yarasa Adam

İnceleme: Batman #708

Dick: Be honest, Grayson. The Truth is I need to deal with this without the help of Bruce or anyone else. I need to pass Azrael’s test. I need to know that I’m a good person.

Azrael ile ilişkim hep mesafeli olmuştur, Knightfall‘un travmatik etkisiyle büyümüş bir neslin üyesi olarak bu ünvanı taşıyan kim olursa olsun kendisiyle çok içli dışlı olamıyorum. (I have some serious Bat-abandonment issues) Karakterin etrafında devamlı dönüp duran dini motifler ve bıktıran “ben bilirimci” tutumu da yardımcı olmuyor pek. Bugüne kadar kendi dergisinde takılıp, bana bulaşmadığı için çok da ilgilenmiyordum Azrael ile, varlığı da rahatsız etmiyordu. Ne zaman okuduğum çizgiromanlara bulaştı, işler değişti. Kendisinin solo serisinin 40’ı çıkmadan Batman’e konuk olması, sayının çok takip etmediğim David Hine tarafından kaleme alınması, Gotham City Sirens’da çizdiği seksi kızlardan başka becerisine şahit olmadığım Guillem March’ın çizimleri Batman #708’i maç başlamadan diskalifiye etmeme neden oldu haliyle. Asıl bomba şimdi geliyor, sıkı durun; #708’i sevdim. Peki ya neden?

Judgment of Gotham‘da birbirine paralel iki konu var, ilki Azrael ve Crusader’ın kendi ahlak değerlerine göre verdikleri kararlarla Gotham’da terör estirmesi -ki aşağı yukarı benzer bir öykü bugünlerde Batman and Robin’deki White Knight‘ta işleniyor-, ikincisi ve bana göre fersah fersah daha ilgi çekici olanı; Azrael’den aldığı yaradan sonra aslında yaşamadığı olayları “hatırlayan” Dick’in maneviyatını sorgulaması. David Hine’ın kahramanın önceden pek değinilmemiş bir tarafını aydınlatma çabası, Tony Daniel’ın elinde fan fiction kişisine dönüşen ve “Batman” dergisinde karakter gelişimine dair küçücük bir ışığıktan mahrum bırakılmış Dick Grayson için günlerce çölde kaldıktan sonra bulunan su kadar değerli. Batman #708 Scott Snyder’ın Detective Comics’de yaptıkları kadar etkileyici bir başlangıç yapmasa da kesinlikle ilgiyi hak ediyor.

Önyargılarımı yok etmeye bayıldığımdan, hemen çizer Guillem March‘ın çok beğendiğim (şok) çizimleri hakkında konuşmak istiyorum. March’ın Gotham City Sirens, Oracle mini serisi ve Joker’s Asylum dışındaki işlerini bilmesem de, gördüklerimin içinde Batman #708’in kendisinin en iyi işi olduğunu söyleyebilirim. Fikrimi değiştirenin ne olduğunu düşünürken, diğer çalışmalarından farklı olarak March’ın bu sayıda çinileme ve renklendirme de yaptığını öğrendim. Sanırım görev sahasının genişlemesiyle gelen özgürlük oldu çizimlerinde kalite artışını yaratan. P. Craig Russell ve Kelley Jones sınırlarında bir yerlerde geziniyor Guillem March’ın Batman’i. Pelerinin dalgalanışı, renkler, ışıklar…hepsi on numara. Çizerin önümüzdeki aylarda Batman & Robin’de Judd Winick’le birlikte yapacaklarını merakla beklemeye başladım.

Gelelim sevmediklerime… Eldeki enteresan konseptle yalnızca Dick’e odaklanılması bana göre daha güçlü bir öykü oluşturabilecekken, Red Robin ve Catwoman‘ın hikayeye dahil edilmesinden çok da memnun olmadım açıkçası. Şimdilik “orada olmaları” dışında bir etkileri yok. Onların yerine Damian ya da Oracle düşünülebilirdi. Tabii Judgment of Gotham Red Robin dergisinde ilerleyeceği için RR’in öneminin artacağı kesin, Catwoman’ın zaten kredisi sonsuz, o yüzden şimdilik şikayet etmek gereksiz.

Batman #708 beklenmedik bir sol kroşe. Azrael’i sevenlere de önerilir, sevmeyenlere de.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s