Yarasa Adam

İnceleme: Detective Comics #872

  Batman: You think I like the idea of being “mobile”?
Oracle: Are you really asking me that with one leg out my window?
Batman: Fair enough.

Müzayedeye hoşgeldiniz dostlarım. Mekanı nasıl buldunuz? Mükemmel, değil mi? Size bunun özel bir gece olduğunu söylemiştim. Çünkü burada, ilk ürünümüzü takdim ediyorum: Batman! İşin en iyi kısmı, teklif vermenize gerek yok! Onu cömert bir hediye olarak kabul edin. Alın onu, parçalayın! Kemiklerini kendinize saklayın!


Black Mirror geçmişten gelen yansımalarla devam ediyor. Kılık değiştirerek The Dealer‘ın müzayedesine katılan Batman’in bilmediği ufak bir pürüz var: Gecenin ilk açık arttırmasında sunulan ürün kara şövalyenin ta kendisi. Üstelik asgarisiz!
Sorry, Joker. You’ve just been outbid.

Henüz yazdığı ikinci Batman sayısını okudum ama Scott Snyder‘ın son bir kaç yıl içinde Batman’in başına gelen en güzel şey olduğunu hiç tereddüt etmeden söyleyebilirim. Black Mirror kaliteli bir çizgiromanı meydana getirenin crossoverlar, aylar süren “event”ler, karakterleri öldürüp, geçmişe göndermek, globalleştirmek değil, sadece “iyi bir hikaye” olduğunu kanıtladı yine.

Dick Grayson’ın Batman’ini yazmak herkesin harcı değil. Bir kere kişiliği Bruce’dan çok farklı bir adam var karşımızda. Bruce takıntıları olan, kimseye güvenmeyen, hayatta yaşanabilecek en kötü deneyimleri yaşamış, sert bir adamken Dick başına gelenlerden minimum düzeyde etkilenmiş, sosyal, iyimser biri. Bu yüzden Dick’i yazacak olan kalem “Maskenin altındaki fark etmiyor. Önemli olan Batman olması” düşüncesiyle hareket ederse en baştan kaybeder. Tıpkı onu Bruce Version 2.0 olarak yazanlar gibi. Yapılan bir başka hata da Dick’in optimizmini saflık ve çocuksulukla karıştırmak. Tony Daniel’ın yazdığı Grayson buna örnek verilebilir. Karakteri Bruce’dan ayırmak adına 12 yaşındaymış gibi konuşturmak akıl işi değil. Scott Snyder iki yanlışa da düşmediği gibi, Dick’i etten ve kemikten bir varlığa dönüştürmüş. O Bruce gibi paranoyak ve ciddi değil, hala gülümseyebilen bir Batman belki ama onun da içinde korkuları var.


Yansımalar demiştim ya, Black Mirror bölüm 2’de her yerde varlar. Dick’in bilinç altının, Gordon’ın kabullenemediklerinin, geçmişin. Sayının başında William Rhodes’un ateşlediği Penguin şemsiyesinden tutun da, gençliği hatırlatan Tim Drake‘e, hiç yaşanmamış bir gelecekten göz kırpan Barbara‘ya kadar yansımalar çarpıyor yüzümüze. Açık arttırmada gördüğümüz, Joker’in Jason Todd’ın beynini dağıtırken kullandığı demir çubuk ise Batman’in en büyük başarısızlığının, Dick’in içinde yok ettiği Robin’in, ölüm korkusunun yansıması. Scott Snyder’ın kullandığı her metafor o kadar doğru yerlere dokunuyor ki Black Mirror’a aşık olmadan yapamıyorsunuz.

Dick hala insanlara olan inancını kaybetmemiş, evet. House of Mirrors‘ta vahşetten zevk alan o kalabalığı görünce içinde bulundukları ruh halini anlamlandıramamasından belli oluyor naifliği. Malesef Snyder’ın 12 sayı sürecek run’ının ardından daha katı bir Grayson göreceğimizi düşünüyorum. Aç bir yaratık gibi bekleyen Gotham onu paramparça edecek çünkü.

Snyder Dick’i Bruce’tan ayıran özellikleri yalnızca psikolojik boyutta göstermekle yetinmeyip, estetik açıdan da ortaya çıkarmış. Sayının başında kullandığı uçan Bat-Cycle ve #871’deki Bat-Taser tipik Dick Grayson araç gereçleri. Daha pratik, daha küçük, daha hızlı. Sirkte büyümüş Flying Grayson‘ın tank gibi Batmobile ile dolaşmak istememesi çok mantıklı.

Gelelim Dealer‘a. Yıllardan beri Gotham’da, Star City’de ve Metropolis’de gizli bir topluluk olarak varlığını sürdüren House of Mirrors’ın müzayedelerinden sorumlu adamın uzmanlık alanı supervillain eşyalarını açık arttırmaya çıkarmak. Geçen sayıdaki Killer Croc, Mad Hatter ve Poison Ivy ıvır zıvırlarının nerden geldiğini anladınız mı? Aksiyon figür ve prop koleksiyoncusu olarak House of Mirrors’ı çok tuttum! The Dealer ise Gail Simone’un Secret Six için yarattığı Junior’ı andıran, çelimsiz, fiziksel engelli, deli bakışlı, sapına kadar rahatsız edici bir adam. Taktığı gaz maskesinin altında nasıl bir suat olduğunu tahmin etmek oldukça kolay. Brrr!

Back-up’ta ana macerada ortalarda görünmeyen Gordon’ın Barbara’yla buluşmasına şahit olurken, Black Mirror ve Skeleton Cases‘in aşağı yukarı aynı anda geçtiğini öğreniyoruz. Komiser, Barbara’ya oğlunun geri döndüğü haberini veriyor. Gordon da biraz Dick gibi iyimser insan, onun bir katil olduğunu inkar etmek istese de, gerçekleri takır takır sayan Barbara tarafından susturuluyor. Sayının sonunda ise beklenen buluşma gerçekleşiyor, Jim cafede babasının karşısına oturuyor.

Snyder’ın döktürdüğü, Jock ve Francesco Francavilla’nın her karesine can verdiği Detective Comics #872 bittikten sonra daha fazlası için yalvartacak kadar iyi bir çizgiroman. Sakın kaçırmayın!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s