Yarasa Adam

İnceleme: Detective Comics #871

 

Batman (Dick): Something wrong, commissioner?
Gordon: No, I suppose…I’m not used to it, yet.
Batman (Dick): Used to what?
Gordon: To you still being there when I look up.

Bir ayna hayal edin. Geçmişte bırakmak istediklerinizi, korkularınızı, itiraf edemediklerinizi bir bir size yansıtan. Gotham şehri o ayna işte. Scott Snyder ve Jock’ın elinden çıkan Black Mirror, Dick Grayson’ın ve Komiser Jim Gordon’ın korkunç yansımalarla yüzleşmeleri üzerine kurulu, daha ilk bölümüyle kendisine hayran bırakan bir çizgiroman.


Son günlerde Batman dergileri önemli bir handikapla karşı karşıya; eğer çizgiroman Batman Incorporated‘ın ekseninde geçmiyorsa ve Grant Morrison tarafından yazılmamışsa, önem sıralamasında (ve alışveriş önceliğinde) arkalara düşmesi kaçınılmaz olmaya başladı. Doğru, etrafta bir sürü Batman evreninde geçen çizgiroman var. Peki ya insanlar hangilerini konuşuyor? Batman Inc. #1 ve #2. Başka? Başka yok. Yazar koltuğunda Morrison otururken kasıp kavuran Batman and Robin, yazar değişimiyle çabucak gözden düştü. Vaziyet neredeyse “Grant Morrison’ın sayıları dışındakiler gereksiz. Zaten diğerlerinde şaşırtıcı bir olay olmuyor.”a dayanmak üzere. Kabul etmem lazım ki ben de Tony Daniel’ın Batman’ini ya da David Finch’in The Dark Knight’ını beklerken heyecandan tırnaklarımı yemiyorum. Grant’in hayranlar ve plot üzerinde meslektaşlarının hepsinden hatta editörlerden fazla söz sahibi olması tehlikeli. Tipi de Lex Luthor’a benziyor zaten, DC’yi ele geçirmesin? Şaka bir yana, şükürler olsun sonunda bu tekelleşmeyi durduracak bir seri çıktı piyasaya: Black Moon. Detective Comics #871‘de başlayan arc 12 sayı boyunca Dick Grayson’ın Gotham’ın Batman’ine dönüşmesini, geçmişle hesaplaşmasını ve Gordon’la ilişkisini irdeleyecek.

Sirkte geçen çocukluğundan bahsediyor Dick. Babasının nasıl ufak şehirlerdeki gösteriler için haritalara mavi, daha görkemli ve tehlikeli gösterilerin yapıldığı büyük şehirlere kırmızı raptiye koyduğunu anlatıyor. Sadece Gotham’ın rengi farklı, siyah. Siyah limitlerin ortadan kalktığı, zincirlerin boşaldığı, herkesin dibine kadar sınandığı bir şehri temsil ediyor. Bu küçük anlatımın gücüyle Black Mirror’ın özel bir çizgi roman olduğunu birinci dakikadan anlıyoruz.

 
1976 doğumlu yazar Scott Snyder, Voodoo Heart adlı kısa öyküler derlemesiyle biliniyor. Columbia Üniversitesi’nde yazarlık eğitimi veren Snyder’ın çizgiromana geçişi 2009’da yazdığı Human Torch one shot ile gerçekleşmiş. Vertigo’da kendi yarattığı American Vampire adındaki leziz çizgiromanıyla ses getiren Snyder artık DC Exclusive ve yoluna Detective Comics’te devam ediyor. Uzaktan bakınca çizgiroman evrenine yabancı olduğu düşünülebilir ancak Batman’i ilk kez yazdığı Detective Comics #871 ile şimdiden, yıllardır aynı saçmalıkları ısıtıp ısıtıp önümüze koyan içi geçmiş yazarlara ders verebilecek kapasitede olduğunu gösterdi. (Konusu açılmışken, Kevin Smith‘i Columbia Üni’ye davet ediyorum!)

Çizer Jock, geçen yıl Detective Comics’teki Batwoman hikayesiyle beğeni toplamıştı. Stili oldukça keskin, ve Dustin Nguyen-imsi olan Jock, Black Mirror için biçilmiş kaftan gibi. Snyder ile uyuştuklarını düşünüyorum.
Hikayeye gelirsek… Kabadayılar tarafından dövülen bir çocuğun aldığı serumla tıpkı Killer Croc gibi bir sürüngene dönüşüp kendisiyle uğraşanları hastanelik etmesiyle başlayan olaylar, çocuğun annesi -Batman’in gözleri önünde- intihar ettiğinde boynunda Jervis Tetch’in (Mad Hatter) kontrol çiplerinden bulunması ve bu villain ıvır zıvırlarının gözetiminden sorumlu polis memurunun her yerinden Ivy‘ninkilere benzer bitkilerin çıkıp onu öldürmesiyle bitiyor. Ve hepsinin arkasında “The Dealer” isimli henüz görmediğimiz gizemli biri var. Röportajlarında klasik villain’ları kullanmak yerine Dick’e mahsus yeni düşmanlar yaratacağını sık sık dile getiren Scott Snyder, eski kötülerin taktikleriyle yeni bir esrar perdesi oluşturarak ustalığını göstermiş. The Dealer ne zamandır merak ettiğim tek yeni karakter oldu hemen. Tanışmak için sabırsızlanıyorum!

Sayı merak uyandırıcılığının yanında, emsalsiz bir Dick Grayson/Komiser Gordon dinamiği kurarak gözümde zirveye oturuyor. Gordon’ın Bruce’la olan ilişkisini hepimiz biliyoruz, ama Dick’le arasındaki olay şimdiye dek hep ihmal edildi. Komiserin kızının eski erkek arkadaşı, suçla mücadelesindeki bir zamanlar tek yandaşının yardımcısı, şimdiyse Gotham’ın savuncusu, hepsi aynı kişi. Maskeli veya maskesiz, Dick’in Gordon’la yadsınamayacak kadar büyük geçmişi var, gündeme taşınması için geç bile kalınmış. Hele Gordon’ın Bat Signal‘ın ışığını söndürdükten sonra ayağa kalktığında Batman’in hala orada duruyor olduğunu görmesinin yarattığı şaşkınlık ifadesi var ki, paha biçilemez.

Francesco Francavilla‘nın çizdiği back-up öyküsü Skeleton Cases‘da ise yine Gordon sahalarda. Year One’da bacak kadarken gördüğümüz oğlu Jim Gordon Jr’ın Gotham’a dönüşünü anlatan Skeleton Cases, ana hikayenin gölgesinde kalmayacak kadar başarılı.

Hakkında saatlerce konuşmak istesem de sadede geleyim. Detective Comics #871, Jock’ın çizimleri, siyah, mavi ve kırmızı (Dick’in bahsettiği renkler) renklerinin yoğunluğu ve Snyder’ın üstün tekniğiyle aylardır okuduğum en iyi ilk sayı oldu. Hani şu alışveriş önceliği var ya, ben yeni Detective sayısını Batman Inc. #3’ün üstüne çoktaaaan koydum. Black Mirror‘ı alın, okuyun. Pişman olmayacaksınız.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s