Yarasa Adam

İnceleme: Buffy The Vampire Slayer #40

 

Faith: You’re the only slayer. You always were.
Buffy: Then I really did fail.

Buffy The Vampire Slayer hakkında göğsümü gere gere söyleyebileceğim çok şey var, ama bunlardan ilki ve en önemlisi Buffy,Willow ve Xander ile birlikte büyüme ayrıcalığını tatmış olmam. Daha televizyon dizisinden haberim bile yokken, 1998 yılında o zamanlar Milli Reasürans Pasajı‘nda bulunan Gerekli Şeyler‘de gördüğüm Buffy #1 çizgiromanı sayesinde tanıştım vampir avcısıyla. İlkokula gidiyordum, İngilizce’de gördüğüm son konu “possessive adjectives”di, konuşma balonlarının çoğunun anlamını çözemesem de alıp okumuş, çok da sevmiştim. Ortaokul yıllarımda Türkiye’de yayınlanmaya başladı Buffy, her cumartesi cnbce’ye kitlenme sebebim, internetten bölümlerini indirdiğim ilk dizi oldu. Final bölümü Chosen‘ı izlerken kendimden kocaman bir parçanın koparıldığını hissettim. Ama Buffy aşkımın bitmesine hiç izin vermedim. Lisedeyken hayatın en asi, denize sıfır yıllarında bir zorlukla karşılaştığımda “Buffy olsa ne yapardı?” diye düşündüm. Okulun beni yutmaya çalışan dev bir iblis olduğunu hayal ederek kendimce eğlendim, babamı kaybettiğimde tekrar tekrar Forever bölümünü izledim, dost dediklerimden kazık yediğimde Angelus ve Faith için kadeh kaldırdım, bana zarar vermek isteyenleri Big Bad ilan edip bir bir yendim. Üniversitenin ilk yılında Buffy’nin Season 8 adıyla çizgiroman formatında geri döneceği haberini okuduğum gün havalara uçtum. Şimdi 8.sezonun final sayısına bakıyorum, dün geceden beri en az 5 kez okumuşumdur. Zaman zaman abartılı bulduğum, eleştirdiğim sezonun, dizinin ruhunu yansıtan böylesine güçlü bir finalle kapandığını görmek beni hem mutlu etti, hem de Joss’ın serinin tonunu bulması, son sayıya denk geldiği için üzdü. Fakat hepsinden fazla gururlandırdı. Çünkü farkına varmadan biraz daha büyüdüm. Buffy ile…


Bu inceleme 40.sayının artıları ve eksileri üzerine olmayacak, Joss‘ın diyalog yazımındaki yeteneğinden, Jo Chen‘in kapağından ya da Georges Jeanty‘nin çizimlerinin daha iyi olabileceğinden bahsetmeyeceğim. Sadece Buffy’nin şu anda nereye geldiğini anlatacağım. Hepsi o kadar.

Buffy The Vampire Slayer #40, büyünün ortadan kalktığı, avcıların güçlerinin yok olduğu, Rupert Edmund Giles‘ın artık yaşamadığı, basit, “normal” bir dünyaya götürüyor bizi. İnsanlar ve iblisler arasında savaşlar, açılan portallar, cadılar yok. Yalnızca hayata tutunmaya çalışan ufak tefek sarışın bir kız var. Buffy artık San Francisco‘da yaşıyor. Bir cafe’de garsonluk yapıyor, tıpkı Anne gibi. Bir zamanlar Buffy’nin emrinde olan avcılar, güçleri alındıktan sonra amaçsız bir şekilde ortalıkta dolanıyorlar. En yakın arkadaşı Willow, sevgilisi Kennedy’den ayrılmış. Daha da kötüsü, Willow artık en yakın arkadaşı bile değil belki. Büyünün olmadığı bir dünyada aldatılmış hissediyor. Daha önce de büyüyü bırakmıştı, ama şimdi işin bağımlılıkla bir ilgisi yok. Buffy’le konuşurken, o her zaman destek olmaya, arkadaşını güldürmeye çalışan, sevecen Willow’un yerinde, kızgın, mesafeli ve soğuk birisi duruyor. Aralarındaki, eskiden sahip oldukları güzel dostluğun hayaleti gibi artık.

Xander ve Dawn, değişime daha çabuk adapte olmuş. Bu geçişte grubun “normal” üyeleri olmalarının payı büyük olmalı. Buffy, artık bir çift olan Dawn ve Xander’la aynı evde yaşıyor. Artık Harmony bile popüler değil, Dancing with The Stars‘da şansını deniyor.

Buffy’nin gözetmeninden çok babası gibi olan Giles, tüm mal varlığını Faith’e bırakmış. Daireyi, çiftliği, atları… Hep bir ebeveyn figürünün sevgisine ihtiyaç duyan Faith, istese de kendini kandıramıyor. O da Giles’ın favori kızının Buffy olduğunun bilincinde. Mirasını bırakmasının tek nedeni var; Giles, Buffy’nin karşısına ne çıkarsa çıksın atlatacağını, asla yenilmeyeceğini biliyor. Buffy güçlü. Faith ise her daim korunmaya muhtaç, yalnızlıktan yanlış yollara sapması muhtemel. O hasarlı ve güçsüz. Gözetmeninin Buffy’e bıraktığı yegane miras hepsinden değerli: bizi ta dizinin 1.bölümüne götüren VAMPYR kitabı. Bunun ne anlama geldiğini Buffy de Faith de biliyor. Tek avcı var, Buffy. Katatonik durumdaki Angel da Faith’in sorumluluğunda. Ne de olsa o, affetmenin ne demek olduğunu en iyi bilen insan.


Spike, Buffy’nin evine davet alamasa da, bir zamanlar delice tutkun olduğu kadına camdan pencereden uğramayı ihmal etmiyor. Buffy’nin bile kendine inanmadığı en umutsuz zamanlarda, onun hep yanında olan Spike, yine Spike’lığını yapıyor ve konuşma sırasında End of Days’teki kanepe sahnesini anımasatan cümleleriyle, yaşananlar hakkındaki tüm doğruları özetliyor: “Look, I know everybody thinks you’re a useless bint that ruined everything right now. But I know the truth. You were faced with decisions no one has to make. Attacked -controlled- by forces no one comprehends. And you pulled your people through. So, honestly? Fuck anybody who thinks they could’ve done better. The world was on fire. The world is always on fucking fire and you’re always right in the thick of it and the only difference this time is that people actually noticed.”
Spike Buffy’i anlayan tek kişi.

San Francisco’nun çatılarında geziyor Buffy. Olanlardan kendisini sorumlu tutan eski avcılarla istemeye istemeye dövüşüyor. Gücü elinden alınmış herkes Buffy’nin karşısında. Willow büyüyü geri getirmek ve Sega Vasuki’yi yeniden görmek için kitaplara dalmış, vazgeçmiyor. Buffy çok kişinin hedefi halinde. Bazılarını tanımıyor henüz.

Ve ne kadar Buffy değiştirmiş olursa olsun tamamen başka bir yer değil dünya. Savunmasız bir kıza saldıran vampiri gördüğünde bunu anlıyor Buffy. Yapması gereken tek şey var. Mr. Pointy’i alıp aşağı atlarken uzun zamandır olmadığı kadar kendinden emin. Onu sokakta gördüğünüzde yardıma muhtaç bir sarışın zannedebilirsiniz. Ama o Buffy. Vampir avcısı.
Not Fade Away
‘de Angel’ın söylediği sözü tekrarlıyor içinden; “Let’s go to work.”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s