Yarasa Adam

İnceleme: Batman The Dark Knight #1

Bruce: Do you remember Dawn Golden, Alfred?
Alfred: Master Bruce, I think you forget that I am ALWAYS here. Ms. Golden’s face has been on that screen for days now.

 
Piyasadaki Batman dergilerinde ciddi bir çizer egemenliği oluşmaya başladı dikkat ederseniz. J.H. Williams III ve Tony Daniel’ın himayelerindeki Batwoman ve Batman çizgiromanlarından sonra, yeni seri Batman The Dark Knight da David Finch’in kontrolünde. Benzer durum 90’ların başında da yaşanıyordu, ancak getirisinin çok olumlu olduğunu söyleyemem.(Todd Mcfarlane‘ın yazdığı Spider-Man, sana bakıyorum!) Amerikan çizgiroman sisteminin hem kreatif sebepler hem her ay uyulması gereken bir programı yetiştirme sorunsalı yüzünden 1 yazar + 1 çizer formatında kat kat iyi işlediği kesin. Herkes görevini bilmeli. Ha, iki görevin de altından kalkan var mı, var. Ama Terry Moore ya da Frank Miller değilseniz bu yükün altına girmemeniz sizin yararınıza olur. Yakın zaman önce DC Comics’e transfer olan New Avengers, Moon Knight ve Ultimate X-Men’in yetenekli çizeri David Finch, Batman The Dark Knight’da yazarlığa soyunan son adamımız. (Bunun sonu var mı Alfred? -Hayır efendim.)

Batman The Dark Knight #1 başlar başlamaz Bruce Wayne’in çocukluğunda, hep es geçilen Thomas ve Martha Wayne’in yaşadığı günlerden bir kesitle karşılaşıyoruz. Thomas’ın bir arkadaşının kızı olan (X-Men’deki Madelyne Pryor’ın küçüklüğüne benzettiğim) Dawn Golden ve Bruce hiç iyi anlaşamıyor. Sayının ortalarında Alfred’in doğrulayacağı üzere Dawn biraz suratsız bir çocuk. Adeta kara bir bulutun altında dolaşıyor. (Gözümde Taş Devri’ndeki Frankenstones canlandı birden. Yine formumdayım bugün!) Bruce’un uçurtmasını serbest bıraktığı için kızdığı Dawn’ın ilk hoşlandığı kız olduğunu ama üniversite zamanında kalbini kırdığını birinci şahıstan öğreniyoruz. Dawn Golden daha önce görülmemiş bir karakter ve backstory malesef Hush‘ın Tommy Elliot’ını ve Nolanverse’ün Rachel Dawes‘unu hatırlatıyor. Babasının adının Aleister olması, kızının ve hikayenin adı, bariz bir şekilde Hermetic Order of the Golden Dawn‘ın üyelerinden İngiliz okültist, şair, ressam ve de “dünyanın en kötü şöhrete sahip insanı” olarak nam salmış Aleister Crowley‘e yapılan göndermeler. Hatta göndermeden fazlası bile olabilir, çünkü Finch röportajlarında supernatural serüvenler yazmak istediğini dile getirmişti. Varlığından iki dakika önce haberdar olduğumuz bir karakter olan Dawn’ı ilginç kılan tek şey, okült meselesi şu an.

Günümüze geldiğimizde Dawn Golden 1 haftadır kayıp, Batman izini sürüyor. Neden olduğunu açıklama gereği duymadan yarasa adam Dawn hakkında bir şeyler bildiğinden emin olduğu -niye ki?- Killer Croc‘ı yakın markaja almış.Venom kullanmaya başlamış olan Killer Croc’ı konuşturan kara şövalye, ondan Lars Beck ismini alıyor, fakat Beck, Gordon’ın o sabah nehirde cesedinin bulunduğunu söylediği adam. Batcave’e dönüp Beck hakkında bilgi toplayan Batman, Beck’in çalıştığı yere gidip orada Dawn’ın -1.sayfadan itibaren tekrar göreceğimden hiç şühpe duymadığım- kolyesini buluyor. Bu sırada Alfred Batmobile’in sinyalini kaybediyor, Batman de Penguin ile karşılaşıyor.

Golden Dawn’da şimdilik ağızları açık bırakacak bir olay yok. Finch’in yazar olarak, Tony Daniel’dan daha iyi bir denemeyle karşımıza çıktığını düşünüyorum. Plot deliklerle dolu mu? Dolu. Ama en azından bir süredir görmediğimiz “Bruce Wayne/Batman bir olayı çözmeye çalışırken klasik düşmanlarıyla yüzleşiyor” temalı olduğu için okurken sıkılmıyoruz. Batman’in iç monologları Jeph Loeb‘in stilinin devamı niteliğinde, çinilemeyi de Jim Lee’nin yoldaşı Scott Williams yaptığından bazen Hush okuduğunuzu düşünmeye başlıyorsunuz. Çizimlerin Lee hayranlarına çok güzel geleceğine eminim. 6 bölümden oluşacak Golden Dawn çerezlik süperkahraman/dedektif macerası okumak isteyenlere ve Hush’ı beğenenlere önerilebilir.

Artılar:

+Çizim, çinileme, renklendirme on numara!
+Bir panelde Finch’in bildiğin Frank Miller Batman‘ini çizmesi.
+Çizgiromanda beyefendi bir kötü olarak bildiğimiz Penguin’in buradaki Danny DeVito-vari iğrençliği.
+Konunun Aleister Crowley’e bağlanma ihtimali.

Eksiler:
+Batman’in Croc’ın Dawn hakkında bilgi sahibi olduğunu nereden öğrendiğinin açıklanmaması.
+Kum torbası = Killer Croc. Bu herif 80’lerde Gotham’ın yeraltı dünyasının patronu olmak üzereydi. Beynini aldırmadan önce.
+Başarısız cliffhanger.
+Senaryonun çok Hush tadında olması.
+Harvey Bullock’ın saçlarına n’olmuş?

 

Dawn Golden da kim? Batman The Return’den sonra ne yapacağı merak konusu olan David Finch’in hem yazar hem de çizer olarak görev aldığı Batman The Dark Knight #1 Bruce Wayne’in geçmişinin bilmediğimiz kısımlarına ışık tutan bir dedektif hikayesi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s