Yarasa Adam

Batman’in Doğuşu

Bir cuma gecesi 22 yaşındaki hevesli karikatürist Bob Kane,Action Comics Editörlerinden Vince Sullivan’a,Siegel ve Shuster’ın Superman dergisinden ne kadar para kazandıklarını sorar. Aldığı cevap (haftalık 800 dolar) Büyük Buhran sonrası tutunmaya çalışan bir Amerikan genci için heyecan verici olmalı ki, Kane hiç tereddüt etmeden Sullivan’a haftasonu bitmeden Superman’in başarısını tekrarlayacak yeni bir süperkahraman yaratma sözü verir. Hayatımızın yönünü değiştirecek anları, onları yaşarken bilemeyiz. Günümüzde 70 yıllık bir efsanenin babası olarak anılsa da, o zamanlar sadece büyük laflar eden bir genç olan Kane de ağzından dökülen birkaç kelimeyle çizgiroman tarihinin en önemli icraatlarından birinin temelini attığının farkında değildi elbet…

Arkham Akıl Hastanesinin raporlarına göre, Robert Kahn 1916 Denver doğumlu. Çizgiromanla tanışması küçükken babasının çalıştığı gazeteden oğluna boyaması için getirdiği karikatürlerle olmuş. Will Eisner ile aynı okula gitmiş. Lisedeyken yerel gazetelerde ilan tasarlayan Kane çizgiroman işine girmeye karar verdiğinde, kendisinin doktor olmasını isteyen ailesinin tepkisiyle karşılaşmış. Ancak onlar da zamanla oğullarındaki kararlılığı görünce destekleme yoluna gitmiş. Öyle ki, babasının Robert’a çizim tahtası almak için altın saatini sattığı biliniyor. Belgelerin bir çoğu Gotham’daki 7.6’lık depremde hasar gördüğünden çocukluğu hakkında bu kadarını biliyoruz. Ama geçmişine bakınca, Bob Kane’in neden Siegel ve Shuster kadar iyi olmak istediği anlaşılıyor. İdeali için birçok şeyi göze almış bir adamın başarısız olma lüksü yok.

Çizgiroman dünyasına girdiğinde, daha akılda kalıcı olması için “Bob Kane” adını alan adamımızın, birçok yönden yetersiz olduğunu fark etmesi uzun sürmez. Öyle ya, işi gücü bakarak resim yapmak olan ve kendine has bir tarzı, tekniği olmayan bir çizer bu, elden ne gelir? Neyse ki, biraz çalışkanlığı biraz da şansı sayesinde yeni yeni gelişmekte olan sektöre adım atar Kane. Max Fleischer Stüdyosunda Betty Boop çizgifilminde çalışır, mizah dergilerinde çizim ve çini işleri yapar. Pratiğini geliştirmek ve çevre edinmek için yapılması gereken herşeyi yapar kısaca. Ama şansının dönmesi, kırık pencereden Wayne Malikanesine giren o çok özel yarasa gibi, bir partide Bill Finger’la tanışmasıyla olur. Partiden sonra Edgar Allan Poe Parkı‘nda buluşan ikili birlikte çalışmaya karar verirler. Peki Bob Kane gerçekten Bill Finger’la çalışmak istemekte midir?

Hemen bir flashforward çekip, Kane’in Sullivan’a malum sözü verdiği günün ertesine gidelim. O haftasonunun Bob Kane’in ömr-ü hayatında yaşadığı en zor, en kasvetli, en boğucu haftasonu olduğunu tahmin etmek hiç de zor değil. Ortalığı kasıp kavuran “çelikadam” Superman’in tahtını sallayacak yeni bir karakter nasıl olur? Bob Kane Batman’i yaratırken ne düşündüğü sorulduğunda “Hikaye umrumda değildi.Sadece farklı bir karakter yaratmak istedim” diyor. Farklı? Bob Kane’in Flash Gordon çizgiromanlarında görünen bir uzaylı ırktan esinlenerek yarattığı ve “Bird-Man” adını verdiği tasarımına bir göz atalım; dev siyah kanatlar, kırmızı tayt, sarı saçlar, siyah domino maskesi…(İsminin bile “epic fail” kıyılarında yüzdüğünü söylememe gerek yok, değil mi?)

Skecini tamamlayan Bob Kane akıllıca bir hareket yaparak onu Bill Finger’a gösterir. Finger geceyi çağrıştırdığı için adı Bat-Man olarak değiştirilen karakter için bir çok öneride bulunur. Bat-Man’in kanatları pelerine, domino maskesi bir yarasanın kafasını andıran siyah bir başlığa, kırmızı kostüm griye dönüşür. Çok da iyi olur. Sonunda Leonardo DaVinci’nin glider dizaynından tutun da, Shadow, The Spider, Phantom Detective gibi pulp karakterlerine, The Bat Whispers ve Zorro gibi filmlere kadar sayısız kaynaktan beslenen ilgi çekici bir karakter yaratmayı başarır ikili. Karakterlerinin sivil kimliği olarak da Robert The Bruce ve Mad Anthony Wayne‘i birleştirip Bruce Wayne’i dünyaya getirirler.Bat-Man görücüye çıkmaya hazırdır artık!

Bob Kane Bat-Man konseptini Detective Comics’e satar satmaz, 8 sayfalık bir macera için sipariş alır. Kane’in sözleşme imzalarken atladığı (!) kısım, Bill Finger’ın karakterin üzerindeki katkısıdır. Batman’in telif haklarını tek başına satın alan Kane’e göre Finger kendisi için çalışmaktadır ve onunla yeni bir Siegel & Shuster olmak istememektedir. O Batman’in biricik babası olacaktır! Joker’in yaratıcısı Jerry Robinson ve aynı dönemde Kane ve Finger’la aynı ortamda bulunmuş bir çok profesyonele bakılırsa, Batman konusunda Bob Kane’in aşırı korumacı bir tutuma sahip olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Bill Finger ilk Batman macerası olan “The Case of The Chemical Syndicate”i yazar.Artık süresinin kısıtlı olmasından mıdır, yoksa Bob’a gol atmak istediğinden midir bilinmez, hikayeyi bir Shadow macerası olan “Partners In Peril”den apartır. Böylece Batman,Detective Comics’in 27.sayısında okuyucuyla tanışmış olur.

Batman’in popülerliği Detective Comics’teki serisine paralel kendi adını taşıyan yeni bir çizgiromanın yayın hayatına başlamasıyla artar. Jerry Robinson ve Dick Sprang’in de yardımlarıyla yarasa adamın evrenindeki en önemli elementler yavaş yavaş oturur: Robin,Joker,Catwoman,Gotham Şehri…Ve dev bir popüler kültür ikonu karanlığın içinden yükselir…Merak ediyorum da, kırmızı taytlı koca kuşumuz Bird-Man karakteri değiştirilmeden kalsaydı ben şu an bu satırları yazıyor olur muydum? Hmm…Pek sanmıyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s